"ekmek arası tatları tasarımla birleştiren eat, mutfağında ürettiği ve fast casual olarak adlandırdığı tatları, toplantı, parti ve davetler için hazırladığı kutu ürünleriyle yeni bir moda başlatıyor."
Asıhan Işın Ekinci, Ocak 2007, Lezzet
"40 bin işadamını doyuran ekmek arası tatlar; eat dev organizasyonlara, davetlere birbirinden lezziz sandviç ve kurabiyer hazırlıyor."
Ayşegül Parlayan, 25 Aralık 2006, Vatan Gazetesi
"ekmek arası özel tasarımlar ve bir lezzet şöleni,"
Kasım 2006, İstanbul Plus
"Yeni bir iş, yeni bir ben lazım..... Hepsi de aldıkları eğitimin onlara çizdiği yolda ilerledi bir süre. Profesyonel hayatlarını bir anda değiştirerek yeni kariyerlere yönelen sekiz kadın, 'önce iş aşkı, sonra maddiyat' diyor."
Selin Miloşyan, Temmuz 2006, madame FIGARO
"Plaza insanlarının en büyük sıkıntılarından biri olan sağlıklı ve lezzetli yemek sorununu çözen eat, çalışan kesime hitap ettiği için servisleri çok hızlı..."
Banu Göçmen, Mayıs 2006, Cosmopolitan
"Maslak Sun Plaza'nın giriş katındaki ekmek arası tatlar'ın marka ve iç mekan tasarımları hakkında sahibi ve mimarları ile konuştuk... Atilla Kuzu: Çok net bir proje tanımı olduğu için tasarım doğal olarak gelişti. Yalınlık, sadelik, esprili görseller ve aydınlatmalarda ortak bir çizgi yaratıldı."
Hülya Ertaş, Nisan 2006, XXI YİRMİBİR "ayaküstü kaçamak"
Ocak 2006, Elle decor
"Yeme yanında yat sandviçleri; Maslak keşmekeşinin ortasında ferah bir yer olan eat, sandviçlerinin lezzeti kadar görselliğiyle de göz dolduruyor"
Melis Dabağoğlu, 17 Aralık 2005, Radikal
"Plaza arası tatlar; Maslak Sun Plaza'da eat, beyaz yakalıların ofis dışına çıkmasına sebep oluyor. 'ekmek arası tatlar' plaza insanına ilaç gibi geliyor."
Aslı Özabalı, Aralık 2005, İstanbul LIFE
"baget ekmek, taze soğan ve domates ile yapılmış balerin ayakkabı; limonatalı parfüm şişesi; gümüş balıkları, deniz kabukları ve kırmızı havyardan kolye... İşte eat, ekmek arası tatlar..."
Meltem Çapraz, Kasım 2005 marie claire maison
"Türkiye budur, iş koşulları budur demeyip çalışanların gününü kurtaran eat'i açtılar. eat, ekmek arasında binbir tat, anlatmakla olmuyor. Galiba en iyisi gidip ne kadar şık bir mekan yaratıldığını görmek. O da olmuyorsa bir telefon açıp, sipariş vermek.
eat'ten çıkarken yükselen gökdelenlere baktım. Ve filmlerde gördüğümüz uygar çalışma ortamlarının öyle gökdelen dikmekle olmayacağını, daha çook eat'lere ihtiyacımız olduğunu kavradım."
Figen Batur, 29 Ekim 2005, Hürriyet Kelebek
|